Etiketler: 278277, avrupa, usame, öğrenemeden, roma, yapılmakta, adını, mahir, türkiye, açık, önceki, siyasetle, icra, bugünkü, önemli, edilmesi, ihtimalle, mümkün, terörü, amaçlarının |
| « Önceki başlık :: Sonraki başlık » |
| Yazar |
Mesaj |
SistemCesur Türk

Durum: Çevrimdışı Kayıt: 19.01.2006
Mesajlar: 12294
Level: 69
| Deneyim: |
12837 / 12837 |
|
|
|
100% |
|
Tarih: Thu Sep 13, 2007 8:11 am Mesaj konusu: Ankara şifresi çözüldü // Karşılaştırma okuyunuz ! |
|
|
Ankara şifresi çözüldü
Ladin’in videosunda Ankara’daki iki kuleden söz etmesi ile başkentteki bombalı saldırı hazırlığı arasında ilişki bulunup bulunmadığı tartışma konusu oldu El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in 11 Eylül saldırılarının 6’ncı yıldönümünde as-Sahab’da yayınlanan 47 dakikalık videosunda Ankara’daki iki kuleden söz etmesi ile önceki gün ortaya çıkartılan bombalı saldırı hazırlığı arasında ilişki bulunup bulunmadığı tartışma konusu oldu. Ancak uzmanlar, kasette geçen “Ankara'' kelimesinin, “tarihi bir olaya gönderme'' olduğu görüşünde. Ladin’in bu sözleriyle Ankara Kalesi’nin iki burcunu kastetmiş olabileceği öne sürüldü.
Ladin yeni kasetindeki konuşmasında, Müslüman bir liderin, bir kadının yardım çağrısı karşısında Ankara’ya gidip şehri aldığını ve o kadını kurtardığını anlatıyor ve “Yahudi ve Hıristiyanlar, Müslümanları hapsetti. Bir Müslüman komutan da Ankara’ya girip iki kuleyi yıktı'' diyor.
İlk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmeyen Ankara’nın kuruluşu Milattan Önce 750’lerde Firigya dönemine rastlıyor. Frigya’nın başkenti Gordion, bugünkü Ankara sınırlarında kalıyor. Efsanelere göre Ankara’nın kurucusu da Büyük Frigya Kralı Midas. Frigyalılar buraya gemi çapası anlamına gelen “Ankyra'' adını veriyor. Ankara Kalesi de o dönemde yapılıyor. Kent daha sonra Lidya ve Pers hakimiyetine geçiyor. 200 yıl sonra Büyük İskender, Anadolu’da Pers hakimiyetine son verirken, M.Ö. 278-277’de Avrupa’dan gelen Galatlar’ın bir kolu olan Tektosagların Ankara’yı başkent yapıyor. Roma İmparatoru Augustus M.Ö. 25 yılında kenti Roma’ya bağlıyor. Kent 334-1073 yıllarında Bizans’ın hakimiyetine geçiyor. 1073’de ise Selçuklular kaleyi ve şehri alıyor. Galatlar, Romalılar ve Bizanslılar’ın genişlettiği kaleyi, Selçuklular da tamir ettirdi. Ladin’in ‘iki kule’ ile Ankara kalesinin iki burcunu ve“İslam ordusunun, 654’te kaleyi fethini'' kastettiği bildirildi.
Kaynak: Milliyet
Mahir Kaynağın dünkü yazısınız buyrun okuyunuz;
Mahir KAYNAK
Bu forumdaki linkleri sadece kayıtlı kullanıcılar görebilir! Kayıt olmak içinburaya tıklayınız... |
Bomba
Ankara’da bomba yüklü bir aracın bulunması önemli bir işarettir. Henüz ayrıntılarını öğrenemeden bu yazı yazıldığı için genel bir değerlendirme olarak kabul edilmelidir.
Yoğun olarak Irak’ta kullanılan bu metodun özelliklerini şöyle özetleyebiliriz: Eylemler siyasi bir sonuç elde etmek amacıyla yapılmakta ve bu amaç sıradan bir terör örgütünün amaçlarının ötesinde anlamlar içermektedir. Bu nedenle eylemleri planlayan ve icra edenlerin bir büyük gücün kontrolünde olduğunu kabul etmek gerekir. Irak’ın bölünme stratejisinin bir parçası olarak Şii-Sünni çatışmasını büyütmek ve bunun kalıcı hale gelmesini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Neredeyse tüm eylemlerin başarıyla sonuçlanması, eyleme katılanların hiçbirinin pişmanlık ya da başka bir çıkar elde etmek için ihbarda bulunmaması istatistik olarak mümkün değildir. Büyük bir ihtimalle eylemi gerçekleştirenler kullandıkları araçla bir yük taşıdığını zannetmekte, ancak gidecekleri yerin uygun bir noktasında, sürücünün bile bilmediği patlayıcılar, uzaktan kumanda ile infilak ettirilmektedir. Sürücü hayatını kaybettiği için olayın arka planı karanlıkta kalmakta ve benzer eylemleri polisiye metotlarla çözmek mümkün olamamaktadır.
Ankara’daki eylemin iki farklı amacı olabilir: Türkiye’de benzer eylemler yapılacağını öğrenen bir gizli servis, ikaz amacıyla, başarısız bir eylem düzenlemiş olabilir. Araç ele geçirildiği için bazı bilgilerin elde edilmesi mümkündür ve muhtemelen bu bilgilerin gösterdiği adres eylemleri yapması beklenen ya da töhmet altında bırakılmak istenen odağı işaret etmektedir. Bu adreslerden birisi PKK olabilir. Barışçı çözüm arayışlarını sekteye uğratmak ya da böyle bir ihtimali ortaya çıkarmak için planlanmış olabilir.
Başka bir adres çeteler üzerinden Silahlı Kuvvetler olabilir. Siyasetle bürokrasi arasında eritilmek istenen buzlar, yaratılacak güvensizlikle tekrar oluşturulabilir.
Benzer olaylarda sergilediğimiz genel yaklaşımımız sonuç vermez. Yani olaydan faile, failden sebeplere gitmeye çalışmak çıkmaz bir sokaktır. Önce eylemlerin gerçek amacı doğru teşhis edilmelidir ve bu amaç çoğunlukla kamuoyuna yansıtılanlardan farklıdır. Mesela PKK’yı suçlu gösteren eylemler bizi bu kesime yönelik şiddet kullanmaya ve çatışmayı derinleştirmeye yönelik olabilir. Daha açık bir ifade ile eğer eylemlerin arkasında bir örgüt bulduysanız yanılmışsınız demektir. Mutlaka büyük bir güç ve onun makro planlarının bir parçası olduğunu tespit etmeniz gerekir.
Eğer eyleminin altıncı yılında Usame Bin Ladin’in kasetlerini seyrediyor ve söylenenlerin gerçek olduğuna inanıyorsanız bu problemleri çözemezsiniz.
Araçla yapılan intihar saldırıları terörü kullanan güçlerin icat ettiği en gelişmiş silahtır ve bunu ilkel bir araç saymak yanlıştır. Mücadele eylemde yer alan zavallı kurbanların peşine takılmakla değil sağlam bir siyasi analiz ve uygun mukabelelerle mümkündür.
Böyle bir eylemi başarmak değil başaramamak ve yakalanmak zordur. Bunun devam etmeyeceğini düşünüyor ve umuyorum.
12.09.2007
|
|
| Başa dön |
|
 |
|
Sayfanın En Üstüne Çıkmak İçin BURAYA TIKLA !
|