Forum Anasayfa

  Portal Anasayfa    AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi   Cesur Türk Üye Kayıt Sözleşmesi (Kuralları Okuyunuz) Cesur Türk Üye Kayıt Sözleşmesi (Kuralları Okuyunuz) 
 
Hesabınız Hesabınız   Kişisel Mesajlar Kişisel Mesajlar   Oturum Aç Oturum Aç 
Cevapsız mesajlar

Etiketler: SağLık, BiLgiLeri...3
SağLık BiLgiLeri...3
Sayfa: 1, 2, 3, 4  Sonraki »
 
 

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Forum Anasayfa -> Sağlık
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:29 pm    Mesaj konusu: SağLık BiLgiLeri...3

Kontakt lensler ve dikkat edilmesi gerekenler
Kontakt lensler, miyop, hipermetrop veya astigmatı olan görme bozukluklu hastalarda gözlük yerine kullanılan ve gözün kornea denilen saydam tabakası üzerine takılan daha net görmeyi sağlayan yardımcı araçlardır.


Kontakt lensler büyük çoğunlukla görme amacıyla takıldığı gibi tedavi amacıyla veya kozmetik amaçlarla da kullanılabilir.


Kontakt lensler başlıca sert ve yumuşak kontakt lensler olarak iki gruptur. Sert kontakt lensler sert bir maddeden yapılan lensler olup çapları yumuşak kontakt lenslere göre daha küçüktür. Halk arasında yarı sert veya yarı yumuşak olarak adlandırılan gaz geçiren (gas permeabl) kontakt lensler de bir tür sert lensdir. Yumuşak lensler gibi değişik oranlarda oksijen geçirme özelliğine sahip olduğundan yumuşak lense benzetilmektedir. Sert lenslerin göze adaptasyonu için hastanın bu tür kontakt lensleri her gün giderek artan sürelerde kullanması gerekmektedir.


Yumuşak kontakt lenslerde ise böyle bir adaptasyon periyoduna gerek yoktur. Hasta ilk günden itibaren lensi tüm gün takabilir. Yumuşak kontakt lensler sert lenslere göre daha büyük çaplı olup göze takıldıklarında gözün renkli kısmını kaplayıp göz beyazına taşarlar. Sert kontakt lenslerle yumuşak lensler arasında önemli bir fark da bakım ve korunmalarındaki ayrımlardır. Yumuşak kontakt lenslerin gözden çıkarıldıktan sonra kesinlikle özel bir sıvı içinde bulundurulmaları gerekir. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, yumuşak lenslerin içeriklerinde yüksek oranda su vardır. Sıvı ortamda bulunmadıklarında su kaybederek kururlar ve deforme olarak kullanılmaz hale gelirler. İkincisi de enfeksiyon riskini azaltmak için yumuşak lenslerin dezenfektan bir sıvı içinde saklanmaları zorunluluğudur. Kornea'ya (gözün saydan tabakası) ait bazı rahatsızlıklar da tedaviyi ve iyileşmeyi kolaylaştırmak ve hastanın şikayetini azaltmak için kulanılan tedavi edici yumuşak lenslerde vardır.


Renkli yumuşak lenslerde ya geçirilmiş bir göz hastalığı veya bir kaza sonucu oluşan beyaz leke gibi estetik kusurları kamufle etmek için veya kişilerin,göz rengini değiştirip daha farklı görünme isteğiyle kullanılırlar.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:29 pm    Mesaj konusu:

Katarakt ve tedavisi
KATARAKT NEDİR ?
Katarakt, saydam olan göz merceğinin saydamlığını kaybederek görmenin azalmasıdır. Gözün renkli tabakası irisin arkasında yer alan ve saydam bir yapı olan göz merceğinin, görme işlevinde önemli bir rolü vardır. Göz merceğinin saydamlığının azalması, yani katarakt söz konusu olduğunda görme netliği azalacak, hasta bulanık görecektir. Kataraktlı gözlerde görme bulanıklığı, kataraktın derecesine göre, az bulanık görmeden başlayarak sadece ışık görecek dereceye kadar çok değişik seviyelerde olacaktır.


KATARAKT İKİ GÖZDE BİRLİKTE Mİ ORTAYA ÇIKAR ?


Katarakt, çoğunlukla iki gözü de etkileyen bir rahatsızlıktır. Bazen her iki gözde birlikte başlar ve birlikte ilerleyerek her iki gözün de eşit derecede etkilenmesine sebep olur. Bazen de katarakt tek gözde başlar. Ancak diğer göz tam görüyorsa hasta, katarakt ilerleyene kadar o gözün az gördüğünü farketmeyebilir; ya da hasta görmesinde bir değişiklik olduğunu farkedince, bunun gözlük numarasının değişmesine bağlı olduğunu zannederek doktoruna başvuracak ve muayenede katarakt olduğu ortaya çıkacaktır.


KATARAKTIN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Katarakt, göz merceğinin değişik bölgelerinden başlar ve buna göre de hasta farklı görme şikayetleriyle doktora başvurur. Hastaların tümünde ortak şikayet, görmenin azalması ve bulanık görmedir. Fakat, hastaların bazısı ışıkta değil, loş ortamlarda daha iyi gördüklerini belirtirler. Bazısı da görmesinin sürekli bulanık olmasından ve giderek daha kötüleştiğinden, bazısı da iyi okuyamadığından şikayet eder. Bazı katarakt türlerinde görülen tipik bir görme şikayeti de gözün miyop hale gelmesidir. Bu hastalar, eskiye göre yakını daha iyi gördüklerini, hatta kitap-gazete okurken yakın gözlüklerine gerek duymadan çıplak gözle daha iyi gördüklerini ifade ederler. Uzak için hipermetrop gözlük kullanan hastalarda bu gözlüğe ihtiyaç duyulmadığı görülür. Bu hastalar muayene edildiklerinde gözlükleri hipermetrop ise gözlük numarasında düşme, miyop ise numarada yükselme olduğu izlenir. Önceleri, gözlük yardımı olmaksızın yakını daha iyi gördüğünü farkeden hasta, bu durumdan memnun olur. Fakat zamanla görmesinin bulanıklaştığını ve uzak mesafeyi daha kötü görmeye başladığını anlayınca, doktora başvurmak zorunda kalır.


KATARAKT HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR ?
Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığı olarak bilinir. Bu doğrudur, kataraktlı hastaların %90'ından fazlası 60 yaşın üzerindeki kişilerden oluşur. Fakat, kataraktın sadece yaşlılarda görüldüğü sanılmamalıdır. Katarakt, daha küçük oranlarda olmak üzere her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda katarakta rastlanabilir. Dolayısıyla, hangi yaş grubunda olursa olsun görme bulanıklığı veya azalması olan bir hastada, akla gelebilecek hastalıklardan biri kataraktdır.


KATARAKTA YOLAÇAN NEDENLER NELERDİR ?
Katarakta yol açan nedenler çok çeşitlidir. Kataraktların %90 gibi büyük çoğunluğu yaşlılık kataraktı adı verilen ve 60 yaş üzerinde yaşlılığa bağlı olarak oluşan kataraktlardır. Yaşlılık kataraktında, kataraktın nedenini aramaya gerek yoktur. Ancak 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda, altta yatan bir sebep mevcuttur. Bu tür kataraktlar soyaçekimle ilgili olabileceği gibi bazı metabolik bozukluklar, travmatik nedenler (göze gelen çeşitli fiziksel darbeler) veya kullanılan ilaçlarla (örneğin kortizonlu ilaçlar) da bağlantılı olabilir.


BEBEKLERDE GÖRÜLEN KATARAKTIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?
Yeni doğan bebeklerde, doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebilir. Doğuştan katarakt, bir veya her iki gözde de görülebilir. Doğuştan katarakt da genetik olabileceği gibi hamilelik esnasında annenin geçirdiği bazı hastalıklar, kullandığı bazı ilaçlar, röntgen ışınlarına maruz kalma gibi değişik sebeplere bağlıdır. Ayrıca, doğuşta başlangıç halinde olup çocuk yaşta ilerleyen katarakt çeşitleri de vardır. Doğuştan kataraktların tedavisi, yaşlılık kataraktına göre farklılık gösterir. Çünkü doğuştan kataraktlı bebeklerin hemen hepsinde, zamanında ameliyat edilseler dahi görme tembelliği kalır. Ayrıca ilk 2 yaş içinde bebeklerde katarakt alındıktan sonra göziçi merceği yerleştirmenin çeşitli problemlere yolaçabileceği bilindiğinden 2 yaşa kadar olan bebeklerde sadece katarakt alınmakta göziçi merceği yerleştirilmemektedir. Fakat bu bebeklerde görme tembelliğinin oluşmaması için gözlük veya kontakt lens kullanması sağlanmalıdır. 2 yaşından sonraki kataraktlarda ise göziçi merceği kullanılabilir. Yine de bu konuda göz hekimleri arasında değişik düşünceler ve tartışmalar halen mevcuttur. Ancak, uygulama ne olursa olsun, doğuştan kataraktlı bebeklerin görme dereceleri %100'e çıkmamakta görmelerinde hafif, orta veya ağır derecede bir zayıflık kalmaktadır.


KATARAKTIN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR ?
Katarakt'ın bugün için tek tedavi şekli cerrahidir (ameliyattır). Çocuk veya yaşlı kataraktlarının ameliyatlarında teknik olarak bazı faklılıklar olmakla birlikte katarakt ameliyatında yapılan işlem, kataraktın alınıp yerine bir göziçi merceği yerleştirilmesinden ibarettir.


KATARAKT AMELİYATI
Katarakt ameliyatı çocuklarda genel anestezi ile erişkinlerde ise lokal anestezi ile yapılmaktadır. Lokal aneztezi enjeksiyonla (iğneyle) veya enjeksiyonsuz (iğnesiz); damla ile yapılabilir. Günümüzde katarakt ameliyatı, halk arasında ''laserle katarakt ameliyatı'' olarak bilinen tıbbi adı ''FAKOEMÜLSİFİKASYON'' veya kısaca ''FAKO'' olarak isimlendirilen bir teknikle yapılmaktadır. Bu teknik, halk arasında ''dikişsiz katarakt ameliyatı'' olarak isimlendirilmektedir. Gerçektende bu teknikte dikiş gerekmemektedir. Dikişli ameliyat olarak bilinen eski teknikte ise ameliyat yeri dikiş ile kapatılmakta idi. FAKO ameliyatı, laserle katarakt ameliyatı olarak bilinmektedir. Fakat burada kullanılan enerji, gerçekten laser enerjisi olmayıp ultrason (ses titreşimleri) enerjisidir. Fako tekniğinde katarakt, ultrason enerjisiyle küçük parçalara ayrılıp emilerek tümüyle temizlenmekte, ancak kataraktın kapsülü yerinde bırakılmaktadır. Yerinde bırakılan kapsülün içine de, göziçi merceği yerleştirilmektedir. Göziçi mercekleri sert, katlanabilir olmak üzere iki çeşittir. Katlanabilir göziçi mercekleri, daha küçük bir kesi yerinden göziçine takılabildiği için birtakım üstünlükleri vardır. Göziçi mercekleri polimetilmetakrilat, akrilik, silikon gibi değişik materyallerden üretilmektedir. Bu materyallerin çeşitli avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Cerrah, bunları ameliyat olacak gözün özelliklerini gözönünde tutarak hangi tür göziçi merceği kullanacağını önceden planlar veya ameliyat esnasında da duruma göre plan değişikliği yapabilir.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:29 pm    Mesaj konusu:

Göz hastalıkları ve tedavisi
Hiçbir şeyiniz gözünüzden daha kıymetli değildir
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:29 pm    Mesaj konusu:

Variste sülük yapıştırma
YANLIŞ:Sülük yapıştırıldığında varisin içindeki kirli kanı alır böylece varis düzelir ve ağrılar azalır.
DOĞRU:Sülük yapıştırıldığında varisin içindeki kanı alır ama vücutta kan olduğu sürece oraya yeniden gelir.Bütün toplar damarlarda kirli kan vardır ve kalbe dönüp temizlenir.Yani varisi tedavi edemez.Variste genişlemiş damar olduğu gibi kalır.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:30 pm    Mesaj konusu:

Apandisit (appendisit;appendix iltihabı)
YANLIŞ:Apandisit düşünüldüğünde sağ kasığa buz konması patlamayı geciktirir.
DOĞRU:Buz koymanın yada sıcak uygulamanın belki ağrıyı azaltıcı etkisi olabilir ama hastalığın seyrini değiştirmez.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:30 pm    Mesaj konusu:

Horlama ve tedavisi
Normalde erişkinlerde %5o civarında hastalık ve yorgunluk dönemlerinde horlama görülmektedir. %25 lik bir gurup her uykuda horlamaktadır ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.Sırt üstü yatarken horlama ve horlamanın şiddeti artar.
Horlama tedavisi için bir çok cihaz ve yastık türü kullanım aletleri geliştirilmiştir ve bir çoğu hastanın derin uykuya girmesini engellemeye yöneliktir.Bunların en önemli diz avantajı horlamayı azaltırken kaliteli bir uyku uyumasını engeller.
HORLAMAYA NEDEN OLAN ETKENLER:
-Dil ve yumuşak damağın kasları yaş ilerledikçe gevşer buna bağlı olarak solum esnasında titreyerek ses çıkarır.
-Bademcik,geniz etidil kökünün büyük olası havanın geçişini güçleştirdiği için ses oluşmasına sebep olur.
-Şişmanlıkta solunum güçleştiği ve çevresel dokular belirginleştiği için ses oluşur.
-Burun tıkanıklığı ağız sonumunu artırarak horlamaya sebep olur.
HORLAMA TEDAVİ EDİLMELİMİ?
Normalde horlayan insanı fiziki olarak rahatsız etmeyen horlamanın sosyal ve medikal boyutları vardır.
SOSYAL BOYUTU:
-Yatak arkadaşı oynı odada uyumaktan rahatısız olur.Evliliklerde yatak odası ayırmada en sık sebeptir.
-Oda arkadaşı seçimi;genellikle horlayanları aynı odada yatırma eğilimi vardır.
-Alay edilme sabah kalkıldığında ne kadar şidetli horlandığı konusu işlenir.
-Kimse horlayanla aynı odada kalmak istemez.
TIBBİ BOYUTU:
-Uyku kalitesi düşer ve yeterince dinlenilmez.
-Çevredekiler uyararak uykunun bölünmesine sebep olur bu da uyku kalitesini düşürür kişi ertesi gün uyuklar.
-Daha sık tansiyon yüksekliği tesbit edilir.
-Uyku apnesi dediğimiz uykuda nefes durur bunun süresi uzunsa daha tehlikeli olur.
-Uyku apnesi zamanla kalp yetmezliğine sebep olabilir.
ÖNERİ:
Horlama tedavisi ertelenecekse şiddetini ve etrafa vereceği rahatsızlığı azaltıcı önlemler alınabilir.
Horlayan kişi;
-Uykuyu çok derinleştirici alkol,uyuşturucu ve uyku ilaçları almamalı
-Akşam yemeklerini abartılı yememeli.
-Şişmansa kilo vermeli.
-Sosyal sıkıntıyı azaltmak için diğer insanlardan sonra uyumalı.
-Hareketli yaşamalı gerekirse yürüyüş yapmalı.
-Aşırı yorgunluk ve uykusuzluktan kaçınmalı.
-Yatağın üst kesimi 5-10 cm yükseltilmeli.
HORLAMA TEDAVİSİ:
-Özel olarak dizan edilmiş makine yardımıyla basınçlı hava verilmesi; maskeyle verilen hava boğazda titreşimi azaltarak horlamayı engeller. Daha çok ameliyat korkusu ve ameliyatın sakıncalı olabileceği yaşlı insanlarda kullanılır.
-Burun tıkanıklığına sebep olan burun eti veya burunda eğrilik,geniz eti, bademciğin büyük olması gibi rahatsızlıklarda asıl problemin ameliyatla tedavisiyle horlama düzelir.
-HORLAMADA CERRAHİ TEDAVİ:Horlama yumuşak damak ve küçük dil büyüklüğüne bağlıysa bu bölgeden kısmi doku çıkarılarak küçültülür.Bölgesel uyuşturmayla yapılabilen bu ameliyat klasik cerrahiyle yapılabildiği gibi laser yardımıylada yapılabilmektedir.Sonuç yaklaşık aynı dır sadece laserle yapıldığında kanama daha az olabilmektedir.
-RADYOFREKANSLA HORLAMA TEDAVİSİ:Olması gerekenden daha fazla yumuşayarak horlamaya sebep olan küçük dil ve civarını sertleştirmeye dayalı bir tedavidir.Bu tedavi için özel olarak geliştirilmiş iğneler yardımıyla bölge ısıtılarak hafif düzeyde yakılır( denatüre edilir ) takibinde gelişen iyileşme dokusu küçük dil ve yumuşak damakta yeni bir yapı olmasını sağlar. % 70 başarılıdır.Gerekirse 2. ve 3. seanslar uygulanabilir.
-YUMUŞAK DAMAK DESTEĞİ:Vücut tarafından reddedilmeyen lastik kıvamında küçük bir parça yumuşak damağın içine yerleştirilir.Doku sertleştiği için horlama düzelir.Yeni bir tedavi yöntemi olduğundan sonuçlar hakkında bilgi yetersizdir.
Tüm bu tedavilerin hayati tehlike arzedecek önemli bir yan etkisi yoktur,birkaç gün ağrılı yutma dışında kolay tedavi yöntemleridir.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:30 pm    Mesaj konusu:

Makatta kaşıntı-anal kaşıntı(pruritis ani-anal dermatit)
Anal bölge kaşıntıları utanma duygusu nedeniyle çok fazla konuşulmasada toplumda oldukça sıktır.

BULGULAR:
-Anal bölgede özellikle geceleri artan kaşıntı.
-Anüs ve civarında ıslaklık düzeyinde nemlilik.
-Zaman zaman hafif kanama(kaşıntıyla olan tahrişten)
-Bölge cildinde kalınlaşma ve sertleşme.
-Ciltte oluklaşma şeklinde meme görünümü
-Çamaşırı kirletecek düzeyde akıntıya benzer salgı.
-Pis koku(dışkı kokusundan farklı)
-Yapısal değişiklik ve tahrişe bağlı hafif ağrı.
-Parazşt kaynaklıysa dışkıda kıl kurdu.
-Cidin elastikiyetinin azalmasından kaynaklanan küçük çatlaklar.
-Eşlik eden hastalıklar;fissür(çatlak),enfeksiyon,mantar,alleji,hemoroid,d
sedef ve egzema.
TEŞHİS:
Teşhis muayeneyle konur,diğer tetkik ve teknolojinin anlamlı faydası olmaz.Erkeklerde daha sık görülür.Yapılacak dışkı incelemesi parazit olup olmadığı hakkında bilgi verir.
Muayenede anus çevresindeki cildin kabalaştığı,hassaslaştığı,çok nemli olduğu, bazen anüste canlı kıl kurdunun varlığı, koktuğu ve çatlaklar olduğu gözlenir.
NEDENLERİ:
Çocuklarda çoğunlukla sebep kıl kurdu denilen barsak parazitidir.Erişkinlerde net bir sebep tanımlanamaz ama bir çok faktör suçlanmaktadır;
-Parazitler(kıl kurdu vs)
-Aşırı temizlik(sıkça sabun kullanmak cildi koruyan tabakayı yok eder)
-Baharat tüketimi(özellikle karabiber)
-Patlıcan ve domates,çikolata( bazı kişiler yemeyi bırakınca düzelir)
-Fazla kilo(bölgenin havalanması azaldığı için nem artar)
-Sıcak hava(terleme artar)
-Fazla oturmak(bölgenin yeterince havalanmadığı için nem artar)
-Kaşımak (tahrişi artırarak kısır döngü başlatır)
TEDAVİ:
Eşlik eden bir hastalık varsa o tedavi edildiğinde kaşıntı düzelir.Sebep açık değilse temizlikte sadece duru su kullanılması,sebep olabilecek gıdalardan uzak durulması, mutlak kuru tutulması,havalanmayı sağlamak için o bölgeye kağıt mendil konması ve çeşitli ilaçlar kullanılması önerilir.
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:31 pm    Mesaj konusu:

Rahim ağzı kanseri
Kadınların sık rastlanan tümörlerinden biride rahim ağzı ( servix kanseri ) kanseridir.Sebepleri arasında en çok suçlanan uzun yıllardır bilinen human papilloma virüsü( hpv ) tedavisi olmayan,ciddi bir şikayet yapmayan,cinsel ilişkiyle yayılan ve yıllar içinde kansere sebep olan bir mikroptur.Geliştirilen aşı sayesinde mikrobun cinsel organa yerleşmesi engelenebilecek ve yıllar sonra ortaya çıkacak olan kanser engellenecektir. Cinsel deneyimi olmamış(mikropla tanışma ihtimali düşük)kız çocuklarında kullanımı daha doğru olmakla birlikte çok partner değiştirmeyen toplumumuzdada anlamlı ölçüde etkili olacaktır.
HPV Aşısı yaptıran kadınların gelecekte rahim ağzı kanseri olma ihtimali % 90 oranında azalmaktadır.Resmi kurumlarda bedeli karşılanmayan aşının diğer aşılara kıyasla beirgin ölcüde pahalı olması kullanımını sınırlayacaktır. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde üreten firmaların sayısı arttıkça fiyatlarda gerileyecektir.Ekonomik gücü olanların kızlarına HPV aşısı yaptırmasıakıllıca bir düşünce olacaktır
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Mon Aug 13, 2007 4:31 pm    Mesaj konusu: