Etiketler: dizi izle , film izle , indir , video izle , youtube izle , dizi indir , bölüm özeti , oku, film indir , dizi, seyret , yutube |
| « Önceki başlık :: Sonraki başlık » |
| Yazar |
Mesaj |
KemalistTürk Üye

 Durum: Çevrimdışı Kayıt: 19.01.2006
Mesajlar: 191 Şehir: izmir
Level: 12
|
Tarih: Wed May 24, 2006 10:51 pm Mesaj konusu: Mimar Sinan'in dehasi |
|
|
GERÇEK BİR DAHİNİN ÇÖZÜMlLERİ
Mimar Sinan'in mektubu:
Birkaç yil once, Suleymaniye Camii'nin yikilma tehlikesiyle
karsi karsiya kaldigi anlasilmis. Eğer cozum bulunamazsa, koca cami
kisa bir zaman içinde yikilacakmis. Caminin tum tasiyici yuku
kemerlerindeymis.
Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taslari zamanla asinmis.
Ama elde yazili bir proje olmadigi için nasil degistirileceği
bilinmiyormus.
Hemen Turkiye'nin en yetkin muhendis ve mimarlarindan olusan bir
heyet olusturulmus. Ortaya bir sürü fikir atilmis. Her kafadan bir ses
çikmis ama sonuç alinamamis. Tartismalar surerken caminin içinde
büyük bir karmasa suruyormus. Ulkenin çesitli bilim kuruluslarindan bir
sürü mimar, muhendis kemerleri inceliyormus. Bu adamlardan biri
ortalarda
dolanirken, kazara, gizli bir bolme bulmus. Bolmede, uzerinde eski yazi
olan bir not varmis.
Uzmanlara inceletilen kagidin orijinal olduğu belgelenmis.
Bu kagit parcasi bizzat Mimar Sinan'in imzasini tasiyan bir mektupmus.
Mektupta yazilanlar tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin cikmis.
"Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit tasi asindi ve
nasil degistirilecegini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe,
kilit tasinin nasil degistirileceğini anlatiyormus. Bu oyuk içinde yer
alan bir sise ve sise içindeki notta soyle bir sey yaziyormus: "Her kim
bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek isterse; eski tasin yerine
takilacak yeni kilit tasinin iki tarafindan yagli iple tasi bir
taraftan sokup oteki taraftan ceksin ve sonra ipin disarida kalan
kisimlarini kessin".
Heyet Sinan'in söylediklerini aynen yapmis. Suleymaniye camisi
boylelikle kurtarilmis. Bu mektup su an Topkapi Sarayi'nda
saklaniyormus.
--------------
Mimar Sinan 2
1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve jeofizikçilerden
olusan bir Japon heyeti Turkiye'ye gelmis. Heyet Imar ve Iskan
Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi yapilari
incelemeye baslamis.
Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan gezdikten sonra sira
Sinanin kalfalik eseri Suleymaniye Camisi'yle Sinan'in ogrencisi Mimar
Davut Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmis.
Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme yapmislar.
Her geçen gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk
incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildiğini
anlamislar.
Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
erdirememisler.
Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal edip, bu
iki cami üzerine yogunlasmislar.
Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda
bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak
yikilmaktan kurtulabildiği ortaya çikmis. Minareleri incelediklerinde
ise dumurlari ikiye katlanmis. Minarelerin cok daha gelismis bir rayli
sistem mekanizmasi uzerine oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5 derece
yatabildiğini gormusler.
Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye, Sinan'in ustalik
eseri Selimiye Camisi'ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri
gorunce iyice dumur olmuslar. Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini
harcayarak cozmüsler.
Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini uygulamaya
sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup muazzam
gokdelenler dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin gokdelen yapiminda
kullanildiklari cogu sistem, yuzyillar önce Sinan'in gelistirdigi
mekanizmalarmis.
-------------
Bir gun Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altiında bir Japon'un
ayaklarini kibleye doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler
Tabii hemen Japon'u, "Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim
inanclarimiza gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun"
diyerek uyarmislar.
Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini kubbeden ayirmadan
soyle sayikliyormus: "Bu imkansiz. Ben yillarin muhendisiyim. Bu
kubbe var olamaz. Hayal goruyorum. Bu kubbenin orada o sekilde durmasi
fizik ve matematik kurallarina aykiri. Bu imkansiz, orada hicbir sey
yok,orada hicbir sey yok..."
-------------
Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle minarelerinin
yakin zamanda yikilacagi farkedilimis. Uluslararasi bir grup bilimadami
toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi minareleri diye kafa kafaya
vermisler. Sonucta en son teknoloji olan metal kelepcelerle minarelerin
temellerini sabitlemenin en iyi cozum olduğuna karar vermişler.
Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin
aynisiyla karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni seyi
dusunmus megerse
-----------------
Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe oturtmak
için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana
isleminden farkli besinci bir islem yaratarak cozdugu soylenir. Ayrica
minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini gormemeleri ise
buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev kurede kullanmislar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar once monte edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal yiginina Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir.. |
|
| Başa dön |
|
 |
|
Sayfanın En Üstüne Çıkmak İçin BURAYA TIKLA !
|