Forum Anasayfa

  Portal Anasayfa    AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi   Cesur Türk Üye Kayıt Sözleşmesi (Kuralları Okuyunuz) Cesur Türk Üye Kayıt Sözleşmesi (Kuralları Okuyunuz) 
 
Hesabınız Hesabınız   Kişisel Mesajlar Kişisel Mesajlar   Oturum Aç Oturum Aç 
Cevapsız mesajlar

Etiketler: I., Izzeddin, KeykÂvus, (1211-1220)
I. Izzeddin KeykÂvus (1211-1220)

 
 

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Forum Anasayfa -> Tarih
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
MrSeveN
Aktif Üye
Aktif  Üye

Durum: Çevrimdışı
Kayıt: 11.08.2007
MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar MrSeveN herkesçe tanınır ve görevini başarıyla yapar 
Mesajlar: 2185
Şehir: izmir
Level: 38
Aktiflik: 37 / 153  
 24%
Seviye: 0 / 4571  
 0%
Deneyim: 2147 / 2147  
 100%

MesajTarih: Sun Aug 12, 2007 2:14 pm    Mesaj konusu: I. Izzeddin KeykÂvus (1211-1220)

Sultan I. Giyaseddin Keyhüsrev'in büyük oglu Izzeddin Keykâvus babasi ile birlikte Istanbul'da gurbet hayati yasamis ve bu sirada atabeg Emîr Seyfeddin Ay-aba tarafindan egitilmistir. Giyaseddin Keyhüsrev Anadolu'ya dönüp ikinci defa tahta geçince onu Malatya'ya melik tayin etmis ve Seyh Mecdeddin Ishak'i da onun ögretmeni olarak görevlendirmisti.

Izzeddin Keykâvus babasinin ölümü üzerine toplanan devlet erkâni tarafindan sultan ilân edildi. Konya'dan Kayseri'ye giden devlet adamlari Izzeddin Keykâvus'a haber gönderip onu da Kayseri'ye davet ettiler. 21 Temmuz 1211 tarihinde yapilan merasimle Selçuklu sultani ilan edilen Izzeddin Keykâvus taziye ve tebrikleri kabule basladi. Baskent Konya'ya hareket edecegi sirada Tokat meliki olan kardesi Alâeddin Keykubad'in ordusu ile Kayseri üzerine yürüdügünü ögrendi. Alaeddin Keykubad babasinin ölüm haberini alinca Erzurum meliki olan amcasi Tugrul Sah ile beraber saltanati ele geçirmek için harekete geçmisti. Danismendli Zahireddin Ili ve Ermeni kralinin da destegini saglayarak Kayseri üzerine yürüyen Alaeddin Keykubad kardesini muhasaraya basladi. Zor durumda kalan Izzeddin Keykâvûs önde gelen emîrleri Mübarizeddin Çavli, Zeyneddin Basara ve Behram Sah'i yanina çagirip onlarin fikirlerini sordu. Müzakereler sirasinda Kayseri valisi Celâleddin Kayser müttefikleri birbirlerinden ayirabilcegini söyleyince bu fikir kabul edildi ve vali gece yarisi degerli hediyelerle Ermeni kralinin yanina giderek ona sehzadeler arasindaki taht kavgalarina karismasinin kendisine hiçbir çikar saglamayacagini bildirdi ve onu ordugâhtan ayrilmaya ikna etti. Ermeni kralinin ayrilmasindan sonra Tugrul Sah da Erzurum'a hareket etti. Bunun üzerine bir durum degerlendirmesi yapan Alâeddin Keykubad kusatmadan vazgeçerek Ankara istikametinde yola koyuldu. Danismendli Zahireddin Ili de Nigde'ye giderek Alâeddin Keykubad adina faaliyetlerine devam etti. Kayseri'de karsilastigi tehlikeyi bu sekilde atlatan Izzeddin Keykâvûs birkaç gün dinlendikten sonra Konya'ya hareket etti ve sehrin ileri gelenleri tarafindan törenle karsilandi. Tahta çikarilan sultana kurbanlar kestiler, altin ve gümüs saçtilar. Çok degerli elbiseler, atlar vb. hediye ettiler. Bütün devlet adamlari merasimle baglilik yemini (biat) ettiler. Sultan da onlara hilatler giydirdi, emlak ve arazi tevcih etti, eski mensûrlari yeniledi. Cülûs senlikleri bir hafta devam etti. Muhtelif ülkelerden gelen elçiler tebriklerini bildirdiler ve degerli hediyeler takdim ettiler. Sultan Izzeddin Keykâvus bu vesileyle Abbasî halifesi Nâsir Lidinillah'a da elçi göndererek cülusunu bildirmis, saltanatinin tasdik edildigini bildiren hakimiyet mensurunu almistir. Sultan Seyh Mecmeddin Ishak'i Bagdad'a elçi olarak göndermis ve halifeden Fütüvvet teskilâtina girmek maksadiyla bu teskilâtin sembolü olan Fütüvvet salvarini istemistir. Bizans imparatoru Laskaris de sultana elçi göndererek tebriklerini bildirmisti.

Sultan Izzeddin Keykâvus devlet islerini yoluna koyduktan sonra Arkara'ya siginmis olan kardesi Alaeddin Keykubad meselesini halletmeye karar verdi. Emirlerine haber gönderip Konya'ya çagirdi ve muhasara için gerekli hazirliklari tamamlayip Ankara üzerine yürüdü. Uzun süre devam eden muhasara sebebiyle sikinti içinde kalan Alaeddin Keykubad Eyyubî hükümdari el-Melikü'z-Zahir'e haber gönderip sultanla baris yapmasi hususunda tavassutta bulunmasini istedi. Ancak bundan bir netice elde edemeyince sehrin ileri gelenlerini toplayip onlarla istisare etti. Onlar teslimden baska çare olmadigini söyleyince agabeyi Izzeddin Keykâvus'a haber gönderip kendisine ve sehir halkina aman vermesi sarti ile anlasmaya razi oldugunu bildirdi. Bunun üzerine Sultan Seyfeddin Ay-aba, Hüsameddin Çoban ve Seyfeddin Kizil ile görüsüp kardesinin baris teklifini kabul etti ve sehri teslim alarak Alaeddin Keykubad'i Malatya yakinlarindaki Minsâr kalesinde hapsetti (1213).

Sultan iç meseleleri hallettikten sonra ülkede ticaretin gelismesi için bazi faaliyetlere giristi. Kibris krali Hugue ile bir anlasma imzalayarak Avrupali tüccarlarin Kibris üzerinden Anadolu'ya gelmelerini temin etti. Izzeddin Keykâvus ayni maksatla Venediklilerle de bir anlasma imzalamis ve Venedik tüccarlarinin Anadolu'ya rahatça girip çikabilmelerini saglamistir. Sultan Akdeniz ticaretini yoluna koyduktan sonra Karadeniz ticaret yollarini da emniyete almak için harekete geçti. Kuzeydeki Samsun ve Sinop limanlari sadece Türkiye'nin ihracat ve ithalati için degil milletlerarasi ticaret için de çok önemli merkezlerdi. Bu bakimdan Sinop'u ele geçirmek için plânlar yapmaya basladi ve sonunda sehri karadan ve denizden kusatip Rumlari teslim olmaya mecbur etti (26 Cemayizelâhir 611/2 Kasim 1214). Ertesi gün askerler sehrin karsisinda saf baglayip halkin ileri gelenlerini sultanin huzuruna çikardilar. Onlar yer öpüp itaat arzettikten sonra sehrin anahtarlarini da sultana takdim ettiler. Sultan bazilarina hilatler verdikten sonra surlardan içeri girdi. Divan noterleri tarafindan hazirlanan ahidnâmeyi yaninda bulunan tekfura yemin ettirerek imzalatti. Anlasma metninde "es-Sultanü'l-Galib Izzeddin Keykâvus b. Keyhüsrev, ben Kir Alexis'e hayatima eman vermek, Sinop yöresi disinda kalan Canit (Canik) ülkesini bana ve evladima birakmak, buna mukabil kendisine her yil 12.000 dinar, 500 at, 2000 sigir, 1000 koyun ve hazineye intikal eden her cins maldan 50 yük hediyeyi kendi hayvanlarimla göndermek, ihtiyaç halinde de kendilerine askerî yardimda bulunmak üzere iki tarafa mensup büyüklerin huzur ve sehadetiyle bu anlasma kabul ve imza edilmistir". ifadesine yer verilmistir. Trabzon Komnenoslari bu tarihten Mogol istilâsina kadar Anadolu Selçuklulari'na tabi olarak hüküm sürdüler.

Sultan Izzeddin Keykâvus buradan ülkesinin her tarafina fermanlar gönderip her sehirden zengin ve itibarli kisilerin seçilip Sinop'a gönderilmesini emretti. Eger bulundugu yerdeki emlâk ve akari dolayisiyla oradan ayrilmak istemeyen olursa emlâkinin devlet tarafindan satin alinarak kiymeti üzerinden ödeme yapilmasini istedi.

Sultan Sinop'un fethini, dini ve ticari teskilâtlanmasini imar ve emniyet islerini organize ettikten sonra ordusu ile Sivas'a geldi ve bu zaferde hizmeti görülen beylerine degerli hediyeler ve hil'atler verdi. Bu zafer münasebeti ile es-Sultanu'l-Galib ünvanini alan Izzeddin Keykâvus halife ve müslüman hükümdarlara fetihnâmeler gönderdi. Sinop'un sahip oldugu siyasî ve ticarî önem sebebiyle Sultan yogun bir imar faaliyeti baslatti. Kale ve surlar tamir edildigi gibi medrese ve cami insaatina da baslandi. Sinop'un fethine istirak eden emîrlerin deruhte ettigi bu insaat sekiz ay gibi kisa bir sürede tamamlandi (612/1215).

Sultan Sinop'un fethinden sonra Ermenilere karsi sefer hazirliklarina basladi ve 1215 yilinda sefere çikti. Karaman, Eregli 1216 yilinda Ermenilerden geri alindi. Hanedan mensuplari arasindaki taht kavgalari sirasinda Antalya'daki hristiyanlar geceleyin düzenledikleri bir baskinla Türkleri gafil avlamislar, kadin, erkek, çocuk, ihtiyar demeden kiliçtan geçirmislerdi. Bunu ögrenen Izzeddin Keykavus emirlerine haber gönderip derhal Konya'da toplanmalarini istedi ve süratle Antalya üzerine yürüdü. Bunun üzerine Hristiyanlar Kibris'taki Franklardan yardim aldilar. Sultan manciniklar ve muhasara makinelerini hazirlattiktan sonra sehri karadan ve denizden kusatti. Sonunda merdivenler kurularak zirhli piyadeler surlara çikarildi. Frank askerleri bertaraf edilerek kapilar açildi ve Türk ordusu sehre yeniden hakim oldu (30 Ramazan 612/22 Ocak 1216). Sehrin idaresi o yöreyi iyi bilen Mübarizeddin Ertokus'a verildi. Sultan Izzeddin Keykâvus bir süre imar ve yönetimle ilgili islerin tanzimiyle ilgilendikten sonra Konya'ya döndü. Bu zafer fetihnâmelerle komsu hükümdarlara bildirildi.

Sultan ayni yil Ermenilere karsi ikinci bir sefere çikti. Haleb hükümdari Melik Zahir'e de haber gönderip yardim istedi. Fakat Misir Eyyubi hükümdari Melik Adil, Izzeddin Keykâvus'un Haleb'i ele geçirmesinden endise ederek Melik Zahir'i ikaz etti. Melik Zahir Ekim 1216 tarihinde öldü ve yerine geçen küçük yastaki oglu Melik Aziz kumandanlar üzerinde otorite kuramadigindan bu yardim tam anlamiyla gerçeklestirilemedi. Sultan Maras emîri Nusretüddin ile birlikte Ermeni hakimiyetindeki topraklara girdi ve bazi kaleleri ele geçirdi. Keban yakinlarinda vuku bulan savasi kaybeden Ermeni krali baris istedi ve 1218 yilinda iki taraf arasinda anlasma saglandi. Buna göre Ermeniler tekrar Selçuklular'a tabi olacak, bazi sinir kaleleri Selçuklulara geri verilecek, Ermeni krali ihtiyaç halinde sultanin emrine asker gönderecek ve yilda 20 bin altin haraç ödeyecekti. Sultan da Ermeni krali Leon'a Sis krali ünvanini verecekti. Bu anlasmayla Ermeniler itaate alinmis, böylece Anadolu-Suriye ticaret yolunda emniyet saglanmistir.

Bu zaferden sonra bir müddet dinlenen Sultan Izzeddin Keykâvus Erzincan Mengücüklü beyi Fahreddin Behram Sah'in kizi Selçuk Hatun ile evlendi. Daha sonra Halep'teki bazi devlet adamlarinin daveti ile Haleb'i ele geçirmek üzere yola çikti. Selçuklu kuvvetleri 1218 Haziran'inda Tell-Basir'e kadar geldiler. Bu sehrin Maras emîrine teslim edilmesi, Eyyûbî meliki Efdal'i endiseye düsürdü ve bazi tahrikler sonucu sultani yalniz birakarak ordudan ayrildi. Eyyubî hükümdarlarindan Melik Esref ve Artuklu hanedanindan Artuk Arslan sultanin Haleb'i almasindan korkarak süratle harekete geçtiler ve Selçuklularin öncü birliklerine saldirarak agir kayiplar verdirdiler. Bu olaylar üzerine Sultan bir ihanete ugradigini düsünerek Agustos 1218'de geri döndü. Sultan çok üzüldügü bu seferin intikamini almak için Artuklulardan Nâsiruddin Mahmûd ve Erbil hakimi Muzafferüddin Kökbörü ile ittifak yapti. Hazirliklarini tamamlayip Malatya'ya gittigi sirada hastalandi. Firat'in suyunun iyi gelecegi düsünülerek Viransehir'e götürüldü, fakat kurtulamayip 7 Ocak 1220'de öldü. Cenazesi Sivas'ta yaptirmis oldugu Dârü's-Sifa'da topraga verildi. 35-40 yaslarinda ölen Sultan Izzeddin saglam bir iradeye sahip zeki bir devlet adami idi. Kanunlari adaletle tatbik eder, hiç kimsenin hakkina tecavüz etmezdi. Onun devrinde adalet, emniyet, bolluk ve refah vardi. Takip ettigi politika ile Türkiye'yi dünyaya ve denizlere açan sahil ve limanlara kavusturmustu. Yaptigi anlasmalarla ticaretin gelismesini saglamis, Haçlilarin Istanbul'u isgaliyle ortaya çikan durumdan çok iyi istifade etmis, gerçeklestirdigi fetihlerle devletin nüfuz ve kudretini komsulari üzerinde hissettirmistir. Komnenoslar'i, Ermenileri, Eyyubîler ve Artuklular'i kendine tabi kilmistir. Diger Selçuklu hükümdarlari gibi o da iyi bir egitim görmüs, engin ve yüksek bir kültüre sahip olmus, Farsça siirler yazmistir. Âlim ve sairleri himaye etmis, onlara daima saygi göstermistir. Sivas'taki Dârü's-Sifâ ve Dârü's-Sihha adli hastahane ve Tip Fakültesi onun tarfindan yaptirilmistir (1217).
_________________
Bir Teşekür Eksik Etmeyin LÜTFEN



Ne Mutlu Türküm Diyene !
Başa dön

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Forum Anasayfa -> Tarih
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni mesaj yok I. Giyaseddin KeyhÜsrev'in Ikinci HÜk... MrSeveN Tarih 0 Sun Aug 12, 2007 2:15 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok I. AlÂeddin Keykubad (1220-1237) MrSeveN Tarih 0 Sun Aug 12, 2007 2:14 pm Son gönderilen mesajlar
Yeni mesaj yok Ii. Izzeddin KeykÂvus (1246-1262) MrSeveN Tarih 0 Sun Aug 12, 2007 2:13 pm Son gönderilen mesajlar
Sayfanın En Üstüne Çıkmak İçin BURAYA TIKLA !


Cesur Türk
Bu forum phpBB Tabanlıdır.
Privacy (Gizlilik ilkesi)
Copyright © 2005-2007
All right reserved CesurTurk.Org
Cesur Türk Kullanıcı Gizlilik Koşulları ve Site Kullanım Şartları
Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece CesurTurk.Org'ye aittir.
Materyallerimizin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sitemizde yer alan yazıların telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir.
Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Misyonumuzu buradan okuyabilirsiniz. Sitemizde yazınız bulunuyorsa ve kaldırılmasını istiyorsanız lütfen iletişim  bölümünden irtibata geçiniz.
Yönetim ve Webtasarım SABQCES tarafından yapılmaktadır.
(( Gücümüzü Türk devletini kuran asil Türk ırkından alıyoruz ))
Genel Site MapUrllistForum SitemapPortal SitemapDownloadsHaberlerYoutubeForum
seo seo danışmanı çiçekçi | matbaa | Çelik Konstrüksiyon | film indir | söve | söve makinası | Forum seo dizi


Aspen health directory directoryx submitlink Aspen health adult hikaye sikiş videoları porno videoları erotik hikaye erotik hikaye sikis video porno videolari bedava porno porno hikayeleri hikaye seks hikayeleri sikis hikayeleri sikis hikayeleri porno izle