by_screamCesur Üye

 Durum: Çevrimdışı Kayıt: 10.10.2006
Mesajlar: 104 Şehir: Giresun
Level: 9
|
Tarih: Mon Dec 18, 2006 11:52 am Mesaj konusu: Aşka Dair! |
|
|
Yağmurlu bir gün! Gözyaşlarım damlıyor sokaklara. Yalnızım dalıp gidiyorum yine düşüncelere. Aşk, acı mıdır, acaba sadece? Yoksa bana gösterdiği yüzü mü bu? Eğer "acı" ise gerçekten diğer adı, hasret, hüzün hepsi bir arada yaşanıyorsa, neden aşk için "Güzel şey!" derler? Doya doya "Seni seviyorum!" diye bilirseniz, ağzından sözcükler dökülürken gözlerini kapattığında karşındaki yüzün sana sevgiyle baktığını hissedebilirsen, tuttuğunda elini, korkmadan yürüyebilirsen karanlıkta, evet, güzel şeydir aşk. Ama ben ona "Seni seviyorum!" dediğimde duymadı bile beni. Onun bana "Seni seviyorum!" deyişini ise, kimse duymadı...
Umutsuz yürümez hiçbir birliktelik. İki tarafın da umutları varsa ne ala! Ama ya yoksa? Bir taraf hayallere dalarken diğer taraf uzaklara dalıyorsa? "Tebrikler!" o zaman, aşkı "acı" diye tarif edenler kervanına hoş geldiniz!
Yoruldum artık, sorgulamaktan kendimi. Unutmak istiyorum tamamı ile. Hani olur ya en güzel anılarınız, dakikalarınız geliverir gözünüzün önüne. Damlalar, yanaklarınızdan süzülür, yüzünüzü kapatan ellerinizi ıslatır. Eğer ki, çok doluysanız, kıyafetinizde nasibini alacaktır bu damlalardan. Benim açımdan bakıldığındaysa ufak bir fark var arada. Sonuç aynı, fakat sebep farklı. Benim gözümün önüne o güzel dakikalar gelmiyor nedense. Ben mi hatırlayamıyorum, yoksa o güzel dakikalar, karşılıklı yaşanamadı mı benim aşkımda? Tadına varılamadı mı o anların? Dakikalarca göz göze kalınamadı mı? Hayır! Düşünüyorum da şimdi, bu aşkın tek aşığı benmişim. Benim gözlerine bakışlarım geliyor aklıma, benim elini tutuşum, benim "Seni seviyorum!" deyişlerim. Kötü hissediyorum kendimi. Bir o kadar saf, bir o kadar da akılsız.
Biz ağaç kavuklarına da kazımadık baş harflerimizi. Sokaklarda bağıra bağıra ilan etmedik aşkımızı insanlara. Yani tek tanığı benim bu aşkın, tek aşığı olduğum gibi...
"Aşksız yaşanmaz!" mış! Asıl ben böyle bir aşkı içimden atamazsam yaşayamam. Her gün kendinle hesaplaşma! Her gün biraz daha yalnızlığın içine itiliş gibi hissetme kendini! Artık kayboldum yalnızlığımın içinde. "Peki ya, bir gün gelirse?" diye soruyorum kendi kendime böyle bir olasılığın olmadığını bilerek. Hala aşığım ya ona! Yüreğim "evet!" çıksın dudaklarımın arasından diye, diretiyor. Ama "Hayır, bir daha asla!" diyorum sessizce.
Herkesten farklı yaşadım aşkı. Kimse, inkâr edemez bunu. Ben iki tarafın aşkını, iki yüreği, tek yürekte taşıdım. Şu anki umutsuzluğum da bu ağırlığın verdiği bitkinlikten olsa gerek. Ama belki de aşk adına böyle atıfta bulunanlar, yaşamamışlardır gerçek aşkı. Belki hayalleri ya da beklentileridir yalnızca söyledikleri. Benimse aşka dair söyleyeceğim tek bir şey var; "Aşk eşittir, yüreğimde bir ateş, gözlerimin altında uykusuz gecelerden yadigâr halkalar ve ellerimdeki gözyaşları..." |
|